Edebiyat

bir taş gibi kırılmıştım en kaf yerimden
şubatsız bir sabah uyandığımda
toprak henüz ağarmadaydı
iki satır arasında

zamanla açılmıs kadın olsaydım
çekici bir hüzün olurdu alnım
bir çicek açardı,esmer bakışlı
öpüldüğü yerden, sessizlik kokan
ama evvelinden önce gördüm sonrasını
bileğinden kavranmayan yalnızlığı
evvelinden önce gördüm
iğne deliğinde duran koca sebebi

toparlamak gerekirse sevgili
her yerimde cümle kesikleri
kanımda sıcak bir ağrıyla
kendimi anlamadığım anlarda
seni anlamakla meşguldüm
la havle vela kuvvete
halimi görünce sagar içinde
illa billah diyordu
kalbimde ki hemze

toparlamak gerekirse sevgili
zahiri bir aşktı benimkisi
yağmalanarak büyüyen

yazan: gül ey saf çelişki

Günlük gibi · Uncategorized

halet-i ruhiye

perge stadyum kalıntıları

*Fazıl say; önüne gelene laf geçiriyor,  bi yazar da “medya maymunu” olmaya aday demiş  aman ne iyi demiş. Onun gıcığına Orhan gencebay şarkılarına hız verdik.eşimin favorisi “benim dünyamsın” yan odadakilerin gelmesi an meselesi (:

*Etrafımızda dolanan bi kız çocuğu ümeyme; saçları, gülüşü derken sevdik Ümeymeyi. Lokantadan çıkarken yanıma gelip bişeyler derken çocuk yere yapıştı. daha sonra esmer bi erkek çocuğunu sevdim uzaktan, gözleri tipik arap gözleri, ay böyle bir oğlum olsa geyiği derken bu çocukta gözümün önünde poposu üstü oturdu.Artık çocukları sevmiyorum sevdiğim çocuk zarar görüyor walla.

“halet-i ruhiye” yazısını okumaya devam et

Uncategorized

harranlı müneccim

*ben geldim geleli açmadı gökler mi desem yoksa harranlı müneccnimden mısralar mı paylaşsam bilemedim. 

*fotoğraf olarak kül renkli bulutlar eşliğinde gezdiğimiz perge kalıntılarını mı yoksa  dağın yamacındaki Arycanda medeniyeti karelerini mi paylaşayım bilemedim

*iki f.makinasının da arızalanmasına mı yoksa çekilecek fotoğraf olmamasına mı yanayım bilemedim.

*havuz dönüşü havlu kurutmam gerekirken ıslanan kıyafetlerimizi kuruttuğuma mı yanayım bilemedim.