Uncategorized

Gelmezsin bilirim

Gitme vaktin yaklaştı. Senenin bu vakti hep aklım sende oluyor. Özlüyorum çok. Birileri yokluğunu anıyor yanımda, düğüm oluyor sesim susuyorum. Bütün sustuklarımı gelip sana anlatasım var. şaşırcaksın ama en çok “aç mısın” demeni özlüyorum. Oysa nasılda bozulurdum bu soruya. Gittiğin gün gelen, avazım çıktığı kadar bağırma isteği, gün be gün mırıldanmalara döndü. Mırıldanıyorum duyuyor musun?

Reklamlar
Günlük gibi

post2

* Metrobüsü sevdim işe onunla gidiyorum. Yaklaşık 15 dakika fazla uyumamı sağlayan büyükşehir belediyesi yetkililerine teşekkürü bir borç bilirim. Malumunuz bu sene Mecidiyeköyde çalışıyorum. Malum değildiyse de şimdi malum oldu bakın.

* Bugün bir kez daha karar verdim ben şık falan olamam daha doğrusu olamıyorum. Mesele marka falan giyinmek değil onu da denedim. Şimdi bu yeni yerde mesai arkadaşlarımın çoğu model gibi giyiniyorlar. Ben kendimi sıksam üç gün o performansı gösteririim sonra yine içimden geldiği gibi giyinirim.

*Sırf bu yukarıdaki sebepten mütevellit kırsalda yaşamayı isterdim. Sabah kalk namaz eteğini giy (beli lastikli olan var ya hani heh işte o) sonra ayağına patiklerini giy, tülbentide dola arkaya doğru ohh be ne rahatlık. Gerçi köyde de kot pantolon giymek tuhaf olur ki ben kot pantolonlarımı çok severim. neyse şimdilik şehir hayatına mahkumuz bunların tümü hayal.

“post2” yazısını okumaya devam et

Uncategorized

post

Günlerden cuma, pek sevgili iş verenim geçen yıl çok çalıştın(haftada 6 gün) biraz dinlen dedi cumalarımı tatil yaptı. Şaka şaka ben istedim. o kadar da sevgili ve düşünceli bir kurum değil bizimki. Neyse sadede gelelim. Dün akşam, ezan saati tv karşısında uyuyakalmışım genelkurmaybaşkanının öfkeli sesi ile uyandım. Paşam siz de bilirsiniz ki sözün gücü sesin tonunda saklı değildir. hem ben öyle korkarak uyanmaya pek alışık değilim, sakin bir hayatım var. Neyse sakin bir hayatım var dedimse renksiz de değil. Gerçi renksizden kastım neydi şimdi onu da anlamadım.

“post” yazısını okumaya devam et

Günlük gibi

Haftaiçi tatili

* Sabahları erken kalkmanın yan etkileri, gece saat 11 gibi uyku basıyor, 11.30 da rüyaya geçiş yapıyorum.

* Tel kırma işini öğrendim. şimdi istediğim gibi bir desen bulmaya geldi sıra. İşlediğim örtü bitsin fotoğrafını yayınlıycm.

* Dün farkettim ki tam 4 çift spor ayakkabim olmasına rağmen, severek giydim bir klasik ayakkabım yok. Ya ben böyle olmak istemiyorum. Sevdir Allahım klasik ayakkabıları.

* İki tane blogu ne zamandır blogrolle ekliycem unutuyorum. Ben onları eklemeden onlar beni eklemişler onu farkettim.

* Son bir haftadır kahvaltı türü birşeyler atıştırayım dediğim de üşenmeden. Vendetta nın Evy ye yaptığı yumurtalı ekmeği yapıyorum. Denemeyen varsa tavsiye ederim müthiş bişey. Yalnız yağ olarak tereyağı tercih edin. ıyy acıktım yaa.

“Haftaiçi tatili” yazısını okumaya devam et

Uncategorized

mandalina

Şimdi bir mandalinanın kabuğunu soydum elime bulaştı önce kokusu, daha sonra odaya yayıldı. Bir mandalina bahçesinde ayağımda çizmelerle dolaştığımı düşündüm. Gözlerim ağaçların en yüksek dallarında dolaştı önce. Sonra bir ağacı daha sonra bir mandalinayı gözüme kestirdim ve işte elimde bir mandalina, tazecik dalından henüz kopmuş. Kabuğunu soydum (yoo yoo baş ucuma koymadım cebime koydum ) elimde yine aynı koku.  Mandalinayı bu kadar çok severken bi mandalina bahçem olsa ne iyi olurdu.  hımm bu arada ağaçların arasında dolaşırken -hayal bu ya- kulağımdada şu şarkı vardı.