Döngüymüş, dönmüş.

Bir küçük kız varmış. Öyle sarı saçlı değilmiş, çok güzelde sayılmazmış, belki biraz şirin denilebilirmiş onun için. Bir de bu kızın babası varmış. Babası ile kız arasında yazıya dökülmemiş bir anlaşma varmış sanki, misal; işten gelince üstünü başını değiştirdiği gibi at olup kızı sırtına alır evde bir tur atarlarmış.

Her maaş günü muhakkak ülker sütlü çikolatasıda gelirmiş.

Haftasonları düzenli olarak parka götürülürmüş bu kız. Bir keresinde şu salıncakların arasında olan demirde asılı kalmış, aslında kendini bıraksa bişey olmazmış ama güvenip kendini bırakamamış işte hemen babası koşup kurtarmış.

(Nasılda kız çocukları başları sıkıştığında babalarının onları kurtaracağına alışıyorlar görüyorsunuz)

Bir gün pul koleksiyonculuğu ile ilgili bir program seyretmiş bu kız yaşı henüz 10 muş (yazıyla on). Babası pul koleksiyonu için satılan o ciltli defterlerden getirmiş.  Annesi her istediğinin alınmayacağını öğretmiş öğretmesine ama babasıda hep bu kuralı yerle bir etmiş alttan alta.

Küçük kız yemek yeme konusunda her mızmızlık yaptığında babasından azar işitirmiş, yine de nazlanırmış.

Yıllar geçmiş çokça yıllar, gün gelmiş anne aralarından ayrılmış. Kızla babası başbaşa kalmışlar. Şimdi kim kimin kızı, kim kimin oğlu ikisi de karıştırır olmuş.

Artık yemek yeme konusunda baba nazlanır olmuş, morali bozulunda kız.

Maaş günü eve tatlı getiren baba değilde kız olmuş.

Eskiyi hatırlatan bir koku, bir lezzet evin havasını değiştirir olmuş ama ne kız ne babası bunu birbirlerine itiraf edecek cesarete sahip değilmiş. Huzurlarının sebebini bile bilmiyor gibi yapmışlar.

Bu öykü, klasik “babasını çok seven  kız” ın yazdığı bir öykü de değilmiş.

Aynı an’ı gösteren farklı zamanların saatleriymiş onlar.

Tuhafmış işte onların öyküsü.

Bu da şarkıları olsunmuş.

Reklamlar

Döngüymüş, dönmüş.” üzerine 7 yorum

  1. Şefin tavsiyesi;
    Önce alttaki şarkıyı tıklayın sonra müzik eşliğinde okuyun.

    Hayır sonra
    bişey anlamadım
    beğenmedim lafları işitmek istemiyorum.

  2. önce yazıyı okudum sonra şarkıyı dinledim…
    aynısı oldu.. beğendim…kalbe çöken acı… bir masal değil mi yaşanananlar…masal içinde masalın tadını yaşıyoruz…ne zamana kadar…zamanına kadar….

  3. çok güzel… okuduğum en güzel yazılardan biriydi 😉

    bu bana annem ve dedemi hatırlattı:
    durum aynen böyle şimdilerde
    ananem aramızdan ayrılınca
    kırık dökük bi dedem,
    7 yıllık uzun süreli yas,
    alzheimer tipinde bi rahatsızlıgına yakalanan
    ve
    ve hayata küsen bi insan…
    kim kimin babası
    kim kimin kızı belli degil…
    (BİZİMKİ daha zor durum açısından 😉 )

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s