Uncategorized

seneyi devrettik nefessiz, sensiz

Hani eski zaman masalları anlatır
Hüznümü huzura dolarsın
Kaşım gözümden çok içim bir parçan
Annem sen benim yanıma kalansın

Hani bir biblon vardı kırdığım
Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
Ama bil ki ben de parçalandım
Annem ben senin yanına kalanım

Ben hala senin
Dizlerinde

Uzayan sohbet gecelerinde
Rolleri unutup dost oluruz
Bizi bağlayan bu kan değil yalnız
Annem biz birbirimize kalanız

Ben kararlı uçarken yolumda
Sen çatık kaşlarının altında
Her yeni güne sevgiyle başlarsın
Annem sen benim yanıma kalansın

Reklamlar
mutfak

biber sarması

_mg_4466.JPG

*ya öyle başlığa bakıp bir süre düşünürsünüz işte

acaba yanlışlıkla mı sarma yazdı diye.

Uykuluyum ama gayet bilinçli bir şekilde biber sarması yazdım.

Neyse efendim uzatmadan tarifimi verip bu gece ki post yükünüde üzerimden atayım diyorum.

Şimdi haşlanmış ve kesilmiş olan kırmızı biberlerin içine beyaz peynir ve istediğiniz baharatları ekliyorsunuz. Daha sonrada bunları sarıyorsunuz ve yeşil soğan sapları ile bağlıyorsunuz. dik bir şekilde tabağa yerleştirip üst kısımlarına cevizle kapatıyorsunuz.

Afiyet olsun…

Not:soğan saplarının yumuşaması için üzerine sıcak su dökmekte fayda var.

Uncategorized

Cazip

John Blanchard oturduğu banktan kalktı, üzerindeki denizci üniformasını düzeltti ve şehrin büyük tren istasyonundaki insanları incelemeye koyuldu. Gözleri o kızı arıyordu, kalbini çok iyi bildiği ama yüzünü hiç görmediği, yakasında gül olan o kızı. Ona olan ilgisi bundan onüç ay önce Florida’da bir kütüphanede başlamıştı. Raflardan aldığı bir kitabın içindeki yazıdan çok etkilenmişti… Kitaptan değil sayfalardan birinin kenarında kurşun kalemle yazılmış minik notlardan… Yumuşak el yazısı düşünceli bir ruhu ve insanın içine işleyen bir karekteri yansıtıyordu. Kitabın baş sayfasında, o kitabı en son okuyan kişinin ismini gördü: Bayan Hollis Maynell.Biraz zaman ve çaba sonunda adresini buldu. Bayan Maynell Newyork’da yaşıyordu. Blanchard ona kendisini tanıtan ve mektup arkadaşı olmayı teklif eden bir mektup yazdı. Ertesi günde İkinci Dünya Savaşına katılmak için Avrupa’yadoğru yola çıktı. Daha sonraki bir yıl bir ay boyunca birbirlerini mektuplarla tanıdılar. Her mektup kalplerine düşen bir sevgi tohumuydu sanki.. Bir romantizm başlıyordu Blanchard kızdan bir resmini istemişti, ama kız reddetti. Kendisini gerçekten önemsiyorsa nasıl göründüğünün ne önemi vardı?Sonunda Blanchard’ın Avrupa’dan dönüş günü geldi çattı.

“Cazip” yazısını okumaya devam et