Edebiyat

olacağı buydu…

img_4413.JPG

Kitap karıştırmanın faydaları efendim;

içindekileri bildiğinizi sandığınız kitaplarda bile,

an geliyor yeni birşeyler yakalayabiliyorsunuz.

hadi iyi okumalar 🙂

Reklamlar

olacağı buydu…” için 21 yorum

  1. ya hep bunu sormanızı bekledim 😉
    tarık buğra nın bu yaz keşfettiğim bir kitabı var
    yarın diye bir şey yoktur,
    oradaki bir öykünün osmanlıcası.

  2. bilmemmi ben ya:)tabi sormamızı bekliyodun:)
    peki türkçesini de alabilecezmi?memnun olurduk.zahmet olmazsa tabi…

  3. yok o kadar da değil.
    kitabta kaçıncı sayfada olduğunu söyliim sende oku.
    eminim sende bayılacaksın, kitapta ki öykülere.
    2.öykü
    benim kitapta 17. sayfada
    iyi okumalar songül

  4. Şimdi bu kitabıda ödünç isticem işte o zaman kıyamet kopucak :))
    Vermiceğimiz kitapların reklamını yapmayalım lütfen
    (Bkn : Koku )İnsanın okuyası geliyor…
    Bu arada herkesi paylaşımcı olmaya davet ediyorum…

  5. Tuhaf bir öykü girişi. Pek beğendiğimi söyleyemem. Üç aşağı beş yukarı şöyle bir şey:

    “Havuçlu Pilav Meselesi

    Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapılacak bir şey bulanların, bulduklarını yapanların, canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum. Bekarken pazar başka türlü geçmezdi.
    Karımı düşünmek istedim: Henüz gençti, güzeldi, şimdi akşam yemeğini hazırlamaya çalışıyor ve henüz mutfak işlerinden hoşlanıyordu. İyi çalışmama rağmen. Onu duygularımda canlandırıyordum. Bu fena bir halde… ne yapmalı?
    Radyoya gittim: Uzun dalga bomboştu. Orta dalga ölü… Uzun uzun esnedim. Kısa dalganın parazitleri arasından bir mucize çıktı: Bu enfes bir kemandı ve karımla, iki sevgili iken dinlediğimiz bir.
    Her şey canlanıyordu. İçimde, kainatı güzelleştirdin, hayata mana veren o büyülü heyecan belirmeye başlamıştı. seslendim:
    – … (burayı çözemedim)
    Körpecik sesini işittim:
    – Efendim!
    Gelsene biraz dedim
    …”

  6. Aysuncum,
    bakıyorum da bütün kötü huylarımı ifşa etmeye kararlısın 🙂
    sana kitapları vermiyosam bi sebebi var değil mi?
    önce birikmişleri geri alalım…yoksa sizin evde küçük bir şube açıcam kitap konusunda
    (abartmak böyle bir şey sanırım.)
    paylaşamıyorum ben tek çocuk büyüdüm, öğretmediler bana naparsın…

  7. -Bekarken pazarlar başka türlü geçerdi- olacaktı iki puan gitti,
    -kainatı güzelleştiren- olacaktı, buradan iki puan kırıyorum çok değil.
    okuyamadığınız yerde eşinin ismi -Hürrem- buradan da iki puan.
    100 üzerinden 94.

  8. Yarım yamalak çevirmiştim yazacaktım güya. iyi ki teşebbüs etmemişim..alacağım puanı düşünemiyorum:) yazık ya hu insan azıcık kanaat notu filan verirde 100 e tamamlar şunu:)

  9. Selamun Aleykum.
    Serefraz;

    Böyle güzel bir bloğu bizlerin istifadesine sunduğun için öncelikle teşekkür ederim :)Rabbi’m muvaffak etsin hayırlara vesile kılsın inşaAllah. Tarık Buğra çok farklı bir kalem…Eşiyle yapılan bir röportaj aklıma geldi de örnek bir evlilikleri varmış ve iç dünyasını hislerini duygularını herp kaleme almış değerli bir şahsiyet Mekanı cennet olur inşallah

  10. seyyahca;
    bu öğrenci milletine yaranılmaz.
    başkası için bile sitem eder,
    seyyahca görüyor musun
    orda 94 yazıyo ya hu
    yani bu süper bir not 🙂
    sevgiyle…

  11. Tamam tamam 🙂 ben öğretmenlerine teslim, o yaptıysa doğrudur,vurduysa da gül biter diyen cinsten bir öğrenci olamadım zaten:)
    büyüklük sizde kalsın hocam:)

  12. osmanlıca çok ilgimi çekiyor .
    ama ne yazıyor sizden alalım mı serefraz ?

    birde o güzel çektiğin istanbul fotolarını özledik.galiba pek sokaklara çıkmıyosun?
    sevgiler…

  13. bişey sorucam seyyahca ile umre aynı kişi mi?
    kafa mı karıştırmayın lütfen zaten allak bullak olmuş durumda.

    bir de marifetmiş gibi söylüyor
    –aman ne iyi yapmışsın mı diyelim şimdi sana umre hanım 🙂

    aman efendim hocalık kim ben kim sadece bölümüm gereği osmanlıcayı az buçuk biliyorum o kadar.

  14. digilak

    *ilgin çekiyorsa hemen bir kursa yazılıp, öğrenmelisin.
    Bildiğim kadarı ile belli vakıflarda osmanlıca öğretiliyor.
    Birde Başbakanlık Osmanlı arşivi çalışanlarının bu adresten ulaşabileceğin http://www.arsivder.org.tr bir derneği var ve osmanlıca öğretiyorlar.
    Bilgilerinize efendim…

    aslında sokaklara çıkıyorum ancak fotoğraf çekmeye fırsat yok ne yazık ki.

    HAVUÇLU PİLAV MESELESİ

    Yağmur yağıyordu, pis pis yağıyordu. Bu havada ancak yapılacak bir şey bulanların, bulduklarını yapanların, canı sıkılmazdı. Bense gazetenin bilmecesini de çözmüş bulunuyordum.bekarken pazar başka türlü geçerdi.

    Karımı düşünmek istedim: Henüz gençti, güzeldi, şimdi akşam yemeğini hazırlamaya çalışıyor ve henüz mutfak işlerinden hoşlanıyordu. epey çalışmama rağmen.
    Onu duygularımda canlandıramadım. Bu fena bir haldi ne yapmalı?

    Radyoya gittim: Uzun dalga bomboştu. Orta dalgada öyle.
    Uzun uzun esnedim. Kısa dalganın parazitleri arasından bir mucize çıktı:
    Bu enfes bir kemandı ve karımla, daha iki sevgili iken dinlediğimiz bir.
    Her şey canlanıverdi. İçimde, kainatı güzelleştiren
    hayata mana veren o büyülü heyecan belirmeye başlamıştı.
    Seslendim:
    – Hürrem
    Körpecik sesini işittim:
    – Efendim!
    Gelsene biraz dedim

    sevgide saygıda bizden efendim 🙂

  15. Evet ayşegül ikisi aynı kişi ismim umre.Giriş yapmadım o yüzden öyle oldu…
    neyse ben kovulmadan gideyim çok oldum bugün, uslu durcam artık 🙂

    sevgiler;)

  16. Ahh Osmanlıca âh 🙂 Güzel bir kitap. Tarık Buğra’nın Yağmuru Beklerken kitabı sanırım. 🙂 Beklediği yağmur hiç yağmamış ama değil mi? Ya da demokrasi diyelim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s