Edebiyat

Dönme Dolap

donmedolap.jpg

nerden niçin mi geldim
bilmeden bir şey diyemem, ya siz
hem hiç önemli değil
geldim, yer açtılar, oturdum
girip çıkanlar vardı
zaten ben geldiğimde
başka şeyler de vardı, ekmek gibi, su gibi
gülüşler öpüşler ne bileyim hepsi
doğrusu anlamadım bir düğün dernek mi
sonra da kimileri düşünceli, durgundu
gidenler neye gitti doğrusu anlamadım
zaten ben geldiğimde
bir luna-park mı bir konser bir gösteri
bilmem pek anlamadım önüm kalabalıktı
sıkıştığım yerde vakit çabuk geçti
bak dediler baktım pek bir şey göremedim
hem her yer karanlıktı
zaten ben geldiğimde
benim tek düşüncem büzüldüğüm köşede
nasıl çekip gideceğim kalk git dediklerinde
çünkü çıkmak sıkışık sıralardan mesele
kalkacaklar yol vermeye bakacaklar ardımdan
az mı söylendilerdi şuracığa ilişirken
zaten ben geldiğimde

Behçet Necatigil

Günlük gibi

vav

vav.gif

nasıl bir harftir biliriz…

Arap alfabesinin harflerinin kelime içinde yüklendikleri ses dışında, geneli birde isme sahiptir. Misal; Elif, mim, kaf ne kadar hoş ya. Durun bu yetmiyor bunun dışında şekilleride oldukça estetik. Elif harfi üzerine yazılmış bir sürü yazı okumuşsunuzdur . Malumunuz eğilmez bükülmez duruşu, övgülere mazhar olması için yeterli görülmüştür.Lafzatullahın ilk harfi olması da kıymetine kıymet katmıştır. Ama ben her nedendir bilmem, çok göz önünde olan sevilen ve görünüşü ile ön plana çıkan şeylere karşı hep ihtiyatlı duran bir iç sese sahibim.Ben çirkinlere meyilliyim sanırım. Vav da işte öyle şu iki büklüm duruşu sizcede çok samimi görünmüyor mu!

Anne karnındaki bir bebek, saçları ağarmış bir insanoğlu gibi…

Biz vavı severiz. Elif’in seveni zaten çoktur.

Bu arada benim ikinci ismim Elif 🙂

Günlük gibi

!

-şimdi heyecanla bekliyoruz bakalım ne zaman sonuç açıklanacak.

-ben niye bu kadar keyifliyim son günlerde ya

acaba farkında olmadığım iyi bişey mi geldi başıma yoksa gelecek mi?

-zihnimden geçen kopuk film kareleri, sizi birgün elbet birleştiricem…

-arşivi güçlendirmek yetmiyor, oturup birilerinin bu filmleri seyretmesi lazım

-mektup okumaları bitti, şimdi sıra yazmada şöyle hergün kısa kısa

-ayakkabı alışverişi konusunda biri bana seminer vermeli

-tek başına iftar yapmaktan sakınılacak mümkünse dışarıda veya bir arkadaşla lütfen…

-daha sık pierre loti ye çıkılacak arka yoldan değil bildiğin mezarlık yolundan…

-sevdiğim çikolatalı kurabiyeler dışında başka kurabiyeleri deneme vakti geldi de geçiyor

Edebiyat

Varolma eğilimi

(…)

Yeniyetmelik çağımın sonlarında, kafamda tek bir düşünce, nasıl kasvete gömüldüğümü, beni çürüten tüm güçlerin hizmetine nasıl girdiğimi hatırlıyorum…Öteki düşüncelerim artık ilgilendirmiyor beni: Onların beni nereye sürüklediğini, neye doğru yöneldiklerini çok iyi biliyordum. Yalnız bir sorunum olduğu anda, sounlara takılıp kalmak neye yarar? Bir benlik işlevi halinde yaşamaktan vazgeçip kendimi denetleme özgürlüğünü ölüme bırakıyordum; korkularım bana ait değildi artık, hatta ismim bile, o taşıyordu, bakışlarımın yerini almıştı ölüm, o bana bütün şeylerde hükümdarlığının izlerini gösteriyordu. Her gelen geçenin yüzünde bir ceset seziyordum, her kokuda bir çürüme, her sevinçte sonuncu bir yapmacık (…)

emil michel cioran

Uncategorized

Satış bir sanattır biline

Diplomatın biri fakir bir adamın yanına gider ve “Oğlunun evlenmesini sağlayabilirim” der.

-Oğlumun hayatına asla karışmam

-Ama kız Lord Rothshield ‘in kızı…

-haa o zaman başka.

Diplomatın ikinci durağı Lord Rothshield ‘in yanıdır.

-Kızınız için bir kısmet buldum Lordum.

-Benim kızım evlenmek için henüz çok küçük…

-Ama bu delikanlı halihazırda Dünya Bankası Başkan yardımcısı.

-Haa o zaman başka…

Diplomat Lordun yanından ayrıldıktan sonra soluğu Dünya Bankası Başkanı’ nın yanında alır.

-Size başkan yardımcısı olarak tavsiye edeceğim, çok iyi bir delikanlı var.

-Şu an zaten ihtiyacımdan çok başkan yardımcım var, gerekmez.

-Ama bu çocuk, Lord Rothshield’in damadı.

-Bak o zaman oldu…gelsin başlasın.

incele