Serefraz

‘Güncel’ Kategorisi için Arşiv

zirvede bırakmak :)

In Güncel on Ekim 18, 2007 at 12:48 am

Meydanı yeni gelenlere bırakmak lazım.

Eyvallah…

temizlik

In Güncel on Ekim 17, 2007 at 4:52 pm

sildiğim yazılarda

yorumları olanlardan özür diliyorum :)

Benim vezirim

In Güncel on Ekim 7, 2007 at 4:46 am

img_4414.JPG

Geçtiğimiz hafta meslek içi eğtim seminerleri dolayısı ile arşiv kütüphane ne var ne yok gezdik.

Duraklarımızdan biride Başbakanlık Osmanlı Devlet Arşiviydi.

Araştırma ve okuma salonu haricinde,

arşivdeki belgelerden tasnif edilmiş ve yayına hazırlanmış eserlerin satıldığı küçük bir odada mevcut bina içinde.

İtiraf ediyorum beni en çok burası heyecanlandırdı.

Araştırma salonunda en fazla ekrandan istediğiniz belgeyi aratabilirsiniz veya

katologlardan arama yapabilirsiniz.

Oysa bu küçük odadan cüz’i bir ücret karşılığı çok değerli arşiv belgelerinin örneklerini kütüphanenize taşıyabilirsiniz.

Yukarıda bir örneğini yayınladığım;

Read the rest of this entry »

bankacılık

In Güncel on Ekim 6, 2007 at 4:44 am

ciciler

In Güncel on Ekim 5, 2007 at 1:35 am

old-navy-kislik1.jpgdekorasyon1.jpghouse.jpgev.jpg

Seç beğen al…

CeBIT Bilişim Eurasia 2007

In Güncel on Ekim 3, 2007 at 7:33 pm

cebit.jpg

Dünyanın en büyük ilk on fuarı arasına adını yazdırarak, İstanbul’u Avrasya’nın bilgi ve iletişim teknolojileri pazarının merkezi durumuna getiren CeBIT Bilişim Eurasia, bu yıl 2 – 7 Ekim 2007 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Fuar, dünyanın dört bir yanındaki 70 kadar ülke ve bölgeden 150 bini aşkın ziyaretçiyi İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde bir araya getirerek benzersiz bir sinerji yaratıyor.

malezya

In Güncel on Ekim 2, 2007 at 3:51 am

ab-yolu.JPG

Bir de mahalle baskısı çıkmış,
bunlar hakkaten ne yapacaklarını şaşırdılar.
Arkalarında kendilerini kovalayan canavara kendilerini inandırmış çocuklar gibiler.
Işıkları açıp diyorsun ki
–bak evladım canavar manavar yok güvendesin.
yoook  vazgeçmiyo kendi kafasında ki gerçeği yaşamaktan.

ne diyim
–Canavarlar kovalasın inş. sizi :)

simsiyah

In Güncel on Ekim 2, 2007 at 3:05 am

img_4462.JPG

Yeni metal kutusu ile, ’sakızımı nasıl atacağım’ endişesine son veriyor.

Kutunun altındaki özel mekanizmada bulunan küçük kağıt parçaları, çevreye zarar vermeden sakızınızı atmanıza yardımcı oluyor. Chewy Black Kahve-nane aroması içeren ilk sakız benim bildiğim kadarı ile.

Yenilikleri ile epey aşmış bir sakız tadı ile ilgili yorum yapmam doğru olmaz kahve aromasını sevenler denesin diyebilirim en fazla.

Yemeklerden sonra (dişini fırçalayana dek) sakız  çiğneme alışkanlığı olanlara tavsiye olunur.

rekor

In Güncel on Eylül 27, 2007 at 9:44 am

*Bugün gidip gelip post ekliycem.

Merak ediyorum bir günde maksimum post ekleme kapasitem kaç? :)

Elhamra

In Güncel on Eylül 25, 2007 at 12:38 am

Kırmızı rüyaların yegane sahnesidir Elhamra, desek abartılı bir ifade olmaz onun için.

Yapımında kullanılan kırmızı tuğlalar onun hülyalı olan yapısını iyiden iyiye güçlendirmiştir.

150 yıl gibi bir sürede inşa edildiğini bildiğim bu sarayın ne zaman adı geçse,

gözümün önüne binbir gece masallarınında etkisi ile büyük pencerelerinden dışarıya tüller uçuşan, içinde şiirler okunan, masallar anlatılan efsunlu bir yapı gelir.

*Aslında Endülüs e dair daha uzun bi yazı hazırlamakta fayda var

nedir ya?

In Güncel on Eylül 18, 2007 at 1:20 am

Pazartesi günlerinin sendromlu geçmesi üzerine yapılan sohbet bir zorunluluk mu?
veya okulların açılması ile trafiğin yoğunlaşacağı üzerine geçen konuşmalar.

Biz modern çağ insanları artık kendimize taze ve daha çarpıcı
yakınacak konu başlıkları bulsak nası olur.

Hayır ben iş olsun diye bu sohbetlere ortak olmaya doydum da.

artık yeni şeyler söyleme zamanı
var mı yakınacak konusu olan?

yangın duası

In Güncel on Eylül 10, 2007 at 9:30 pm

colorless_11.jpg

1.perde
İlk perde henüz anlamış değilim.
umarım devamında anlarım.
Yoksa Berkun Oya dan anlatmasını istiycem.
2.perde
Ölüm bir başlangıçta olabilir, sonuçta.

(Bi seyirci)

Her doğum bir ötenazi hakkı vermeli insana,
her doğan en az bir kere ölebilmeli,
koyu karanlıkta ve en çok ben isteyince gelmeli ölüm.
Bana ölemediğimi tekrar gösterdiğiniz için teşekkür ederim.

(Bir diğeri)

Hayatta kalmak hiç bu kadar ürkütmemişti.
Sonu olan birşeyden korkmaktansa,
sonsuzluktan korkmak daha doğru değil mi?

(Bir diğeri daha…)

İlginizi çektiyse bu sezon düşünün derim.
Kendi fikrimi yazmıyorum.

iyi ki doğdun

In Güncel on Eylül 8, 2007 at 4:09 am

virus.jpg

ilk virüs 25 yaşında…

“internetin kullanılmaya başlamasıyla dünyanın korkulu rüyası haline gelen bilgisayar virüslerinin ilki, 25 yıl önce bir lise öğrencisi tarafından arkadaşlarına “küçük bir şaka” için yazıldı.

Microsoft işletim sistemi kullanan bir bilgisayara ilk virüs 1986’da, Pakistan’da iki kardeşin şimdi “Brain” (beyin) diye adlandırılan bir boot sektör programı yazdıklarında bulaştı.İnternet kullanımının yaygnlaşmasıyla birlikte virüslerin yayılması için ideal yöntem ortaya çıktı: e-mail, yani elektronik posta.”

h. sonu programı

In Güncel, Uncategorized on Eylül 8, 2007 at 3:55 am

Eski Galata Köprüsü
design.jpg

yarın gidilebilir.

http://www.istanbuldesignweek.com/

Sabancı müzesi
habersiz.jpg

Sonra olabilir, 1 kasım a kadar sürecek nasılsa.

Sinema
otel.jpg

tarantino filmi seretmeye dayanabilecek bir arkadaş ayarlanıp, gidilmeli

boğa

In Güncel on Eylül 5, 2007 at 9:06 pm

_mg_3529.jpg
[ayşegül-ahır]

*songül bu malumun olduğu üzere boğa değil kendisi yoktu eşini çektik.walla bişey ima etmiyorum :)
ya böyle yorumlar yazıp durma kardeşim havaya giriyorum, kendimi özel önemli hissediyorum yaff :)
artık eskisi gibi konuşamıyor musun? muhatabın bende değilim ya ondan dilin çözülmüyordur diycem yine abartmış olucam
demedim say ;)
sohbetini de senide özledim…

not: buradan başka bloglarda gidip yorum yazma yaw (latife)

*al bu da gül diye…

Bunun var ya, insan beynini yormaktan başka bir şey yaptığı yoktur. Orda burda arkanızdan atar tutar. Hele de size karşı ilgisi var ve siz ona karşı kayıtsızsanız yandınız demektir. O zaman her şey beklenir bundan. Yerin dibine sokar sizi. Artık saçınızı başınızı mı yolarsınız, sinirden alkole mi başlarsınız, o sizin tercihiniz. Melek yüzlü şeytandır bu boğalar. İntikamcıdır. Hayatta pek bi halt olmazlar. Ailelerinin durumu iyi değilse vay hallerine. Her şeye löp diye konmak isterler. Çok param olsun, en güzel sevgili benim olsun, olsun, olsun, olsun…. Kendini dünyanın merkezi sanır. Sizden çıkarı varsa sizden iyisi yoktur bunlar için. Genelde evde kalmışların burcudur. Ya evlenmezler, ya da geç evlenirler. Zaten kim ne yapsın bu uyuzları. Erkenden mezara sokar sizi. Bunun tek boğalığı burcunun ismidir. Aslında akreptir bu akrep.

başak

In Güncel on Eylül 5, 2007 at 8:18 pm

img_3355.jpg
[ayşegül-Poyralı]
Hemen hemen her şeye kolayca uyum sağlar. Çünkü başka türlü ortam yapamaz, çevre genişletemez. Sırf çevresindekiler eksilmesin diye kendi fikirlerini savunmaktan korkar. Zaten kim karşısında her söylediğine he diyen bir tip istemez ki. Bunun en sinir bozucu huyu, insanlarla konuşurken onların, rahatsız edecek kadar gözlerinin içine dik dik bakmasıdır. Genelde efendi takılır. Ama içten içe her türlü çılgınlığı yapmaya meyillidir. Şıpsevdidir, sessizdir, kuruntuludur ve genelde dalgındır. Sizinle konuşurken çoğunlukla kafasından başka şeyler geçer. Yaptığı iyilikleri en ufacık bir hatanızda her an başınıza kakabilir. Fazla alaturkadır. Ayrıca saplantılı tipin tekidir. Şıpsevdiliğine rağmen birine kafayı taktığı zaman karşısındakini bayana kadar zorlar. ilişkilerinde romantik olmaya çalışır. Ama bir süre sonra can sıkar. İçmeyi pek bilmez. Hele de morali bir şeye bozuksa ki, genelde bir şeye bozuktur, içmeye gidilecek en son kişidir. Hadi iyi niyetiniz size bir halt etti ve gittiniz, o zaman yanınızda onu bir nebze susturmak için bir bant bulundurun. Normalde pek konuşmayı ve diyalog kurmayı bilmeyen bu şahıslar, içtiklerinde yerdeki taşla bile konuşurlar. Onlar için yarın değil, bugün önemlidir. Genelde karakteri oturmamış kişilerdir.

bu ne inattır ya

In Güncel on Eylül 4, 2007 at 7:58 pm

*Geçende konuşuyoruz, yurdum insanının bazı konularda ne kadar dayatmacı hatta inatçı olduğunu farkettik.

Bunun en ironik olanlarından biridir;
tanrıtanımaz olduğunu hayatta iken söyleyen insanların ölünce,
camii ye götürülüp sonra da tekbirler eşliğinde gömülmesi.

izninle yayınlıyorum…

*acaba çaycılar işe alınırken mülakatta şöyle bir soru ile mi işe alınıyorlar

-Her konuda ama her konuda fikrin var mı?

:)

In Güncel on Ağustos 28, 2007 at 1:50 pm

mizah.jpg

Önemli!!!

In Güncel on Ağustos 16, 2007 at 2:29 am

hediye.jpg

Blogu açalı 4 ila 5 gibi bir süre geçti.

Uzun bir süre sadece abim ziyaret etti ve yorum yaptı

(tabi yaptığım baskıların önemli bir etken olduğunu kabul ediyorum:) )

Ancak biraz önce farkettim ki en son yorum sayım 999 a ulaşmış yani bundan sonra yapılcak ilk yorum 1000. yorum olma şerefine erecek :)

Efendim düşündüm ki bu yoruma yapana bi kıyak geçmeliyim ne olduğuna henüz karar vermedim ama düşünücem.

İçimden geldi ya hu bir nedeni yok. Marketlerdeki 10.ooo. müşteriye yapılan muamele gibi düşünün :)

Ödüle meyyalim valla keyiften !!! :)

Renk renk…

In Fotoğraflar, Güncel on Ağustos 10, 2007 at 12:19 am

img_3631.jpg

[Mısır Çarşısı-Ayşegül]

Vitamin kokteyli

Kuru meyvelerin yemeklerde veya sade olarak bu kadar çok tercih edilmeleri karşısında beslenme uzmanları tarafından yakından incelendi ve ilginç sonuçlar elde edildi. Buna göre kuru meyveler vücudumuzu öncellikle serbest radikaller karşı koruyorlar. ORAC analizine göre kuru meyvelerin antioxidan potansiyeli çok yüksek. Özellikle kuru üzüm ve yaban mersini ilk sıralarda yer alıyorlar. Kuru meyvelerin içerdiği diğer biyoaktif maddeler:

Beta karoten, antioxidanlar arasında en etkili olanı. Beta karoten kalbi ve dolaşım sistemini serbest radikallere karşı korur. 100 gr kuru erik 140 Mikrogram beta karoten içerir.

Kalyum vücudun su ve elektrolit seviyesini dengeliyor. Ayrıca kasların mineral gereksinimini karşılıyor.

B1 ve B2 vitaminleri sinir sistemini düzenliyor.

Kan yapımında demirin çok büyük bir fonksiyonu var.

İkincil bitkisel maddeler meyvelerin özellikle kenar katmanlarında bulunur. Bunlar bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine, yaşlılık sürecinin yavaşlamasına ve serbest radikallere karşı savunmada etkili. Öneri: Kuru meyveleri yemeden önce onları bir miktar suda bekletin.

 

okunası

In Güncel on Ağustos 9, 2007 at 12:54 am

kultur.jpg

İstanbul aşıkları derginin bu sayısını kaçırmamalılar.

Kısacada olsa İstanbul a dair bir çok açıdan size açılımlar sağlacak bir içerikle sunulmuş.

Tavsiye olunur efendim :)

mevlana gösterisi

In Fotoğraflar, Güncel on Ağustos 7, 2007 at 11:59 pm

_mg_3895.jpg

Ağustos ayı sonuna dek yolunuz Sultanahmed’ e düşerse ziyaretinizi mutlaka saat 21.30 a denk getirmeye çalışın.

Mevlana hazretlerinin hayatı ışık gösterisi eşliğinde, Türkçede dahil olmak üzere bir kaç dilde anlatılıyor.

Ayrıntılı bilgiyi burdan alabilirsiniz

Tavsiye edilir efendim :)

E bu arada Sultanahmet köftecisine de uğrayabilirsiniz .

Formula 1

In Güncel on Ağustos 6, 2007 at 5:11 pm

Bu hız tutkusu hakikaten başka birşey bu yarışları seyretmeyi bırakın dinlemek bile bir keyif.

Bu cümleleri kim mi söylüyor 25 dakikada gidilecek yolu 10 dakikada giden bir -hız delisi-

Yoksa canavar mı demeliydim :)

Neyse bu yarışları da tavsiye ederiz, zaten bilen bilir.

24-26 Ağustos arası İstanbul Park’ta

Gelelim cevizin faydalarına

In Güncel on Ağustos 2, 2007 at 1:01 am

cevizici.jpg

İçerdiği fosfor ve kalsiyum nedeniyle zihni yorgunluğu giderir, kemik ve dişleri güçlendirir

Potasyum açısından oldukça zengindir. Potasyum, sinirlerin uyarımı ve kas dokusunun çalışması için gereklidir.

Magnezyum içerdiği için kasları rahatlatıcı

Kırmızı kan hücrelerinin biçimlenmesine,akciğerlerden dokulara oksijen taşınmasına yardımcı olan ve kansızlığı önleyen “demir”açısından, oldukça zengin bir besin maddesidir.

Bal ile karıştırılıp tüketildiğinde soğuk almış mideye iyi gelir

Damar sertliğini önler.

Enerji sağlar.

Şeker hastaları için hayati önemi olan insülini artırır

Verem mikrobuna karşı korur.

Ceviz yağı, mide ve bağırsakları temizleyerek, yumuşak kalmalarını sağlar.

Hazmı zor olduğundan karaciğeri rahatsız olanlar ceviz yememelidir

Mayıs ve haziran ayında çiçek açan ceviz ağacı bünyesinde yağ, tuz, albümin, karbonhidratlar, gümüş iyonu, sodyum, potasyum, B1, B2, B3, B6 ve E vitamini barındırır

Yaklaşık 20 değişik türü olan ceviz ağacının, meyvesi kuruyemiş olarak tüketilen türü “adi ceviz ” olarak bilinir ve Türkiye’nin hemen hemen her yöresinde yetişir

Sert kabuğun içinde yer alan ceviz içi, yüzeyi çok kırışık bir beyin görünüşündedir.

Yüksek oranda protein ve yağ içeren ceviz içi, kuruyemiş olarak tüketilmesinin yanı sıra, şeker hastalarına besin olarak da verilir.

Ciğere, mideye ve dimağa kuvvet verip ağız kokusunu da giderir

Barkodlayamadıklarımızdan mısınız?

In Güncel on Temmuz 29, 2007 at 3:16 am

barkod.jpg

Etrafınıza dikkatli bakın birileri sizi barkod altına almak için çabalıyor olabilir.

Benden uyarması

Gecikmelide olsa

In Güncel on Temmuz 28, 2007 at 10:33 am

carlos.jpg

Ama türkiye kupası için bir şey diyemeyeceğim ;)

Türkiye’nin renkleri

In Güncel on Temmuz 1, 2007 at 5:38 am

attiladurak.jpg

Çamlıhemşin, Attila Durak 2003@

 

 

“Ebru” kelimesi; akışkanlık, hareket, esneklik, geçişkenlik ve değişkenlik çağrıştıran görsel bir metafor olarak, kültürel zenginliğimizi anlatmak için kullanılan “mozaik” gibi alternatiflere nazaran çok daha anlamlı -ve olanaklı- göründüğü için projenin adı olarak seçildi. Projeye katılanlar da Türkiye’nin kültürel çeşitliliğinin akışkan, birbirini etkilemiş, yer yer birbiriyle karışmış renklerden oluştuğunu düşünüyor. Su ve kağıdın yaratıcı bir şekilde bir araya getirilmesiyle oluşan ebru, aynı anda hem tarihsel akışı hem de “geçici kalıcılığı” kavramsallaştırmak için çok uygun bir sembol. Projenin fotoğraflarını çeken Attila Durak, bu projeyle “Türkiye’nin dünden yarına doğru akmakta olan Ebru’sunun bugününü – bir anını” belgelediğini söylüyor.

 

 

Andreas Gursky

In Güncel on Haziran 28, 2007 at 5:15 am

gursky99cent.jpg

İstanbul Modern, 30 Mayıs-26 Ağustos 2007 tarihleri arasında, dünyaca ünlü Alman fotoğrafçı Andreas Gursky’ nin retrospektif sergisine ev sahipliği yapacak. Münih’ teki Haus der Kunst tarafından düzenlenen sergide, sanatçının 23 yıllık kariyerini kapsamlı biçimde yansıtan 35 fotoğraf yer alacak.

Ayrıca sergide, sanatçının geçen yıl bir müzayede de 3,5 milyon dolara alıcı bulan ve yaşayan bir fotoğrafçının yapıtına şimdiye kadar ödenen en yüksek ücretle bir rekora imza atan �99 Cent II Diptychon� adlı eserinin de yer alacağı açıklandı.

Malumunuz İstanbul Modern perşembe günleri ücretsiz ziyaretçi kabul ediyor ben genelde o günleri tercih ediyorum sizinde bilgilerinize. :)

Bu arada İstanbul Modern e gitmişken terasa çıkmayı ihmal etmeyiniz bence, harika bir tarihi yarımada panoraması seyretme imkanınız var.

İyi seyirler :) )

Yarışma

In Güncel on Haziran 27, 2007 at 5:15 am


Albaraka Türk “Alın teri” temalı fotoğraf yarışması düzenliyor.İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin danışmanlık yaptığı yarışmaya katılım için son tarih 2 Eylül 2007 olarak belirlendi. Fotoğrafa gönül veren herkesin katılabileceği yarışmada, katılımcılardan alın terini anlatan enstantaneleri yakalamaları isteniyor.

Makinanızı yanınızdan ayırmayın bence, her an bir kare yakalayabilirsiniz. Bu yarışma kaçmaz:))

Renk renk…

In Fotoğraflar, Güncel on Mayıs 30, 2007 at 11:19 pm

img_2646.jpgimg_2654.jpgimg_2634.jpgimg_2637.jpgimg_2635.jpgimg_2636.jpgimg_2651.jpgimg_2659.jpgimg_2661.jpg

Bu gördüğünüz gençleri bir sürü kilometreler katederek değil adım hesabıyla birinden diğerine yürüyerek fotoğrafladım.

5. Türkçe Olimpiyatları için ülkemize gelen bu gençlerin hepsi iyi kötü Türkçe konuşuyor.

Gayri ihtiyari fotoğrafını çekmek için izin isterken ingilizce konuştum ve hemen uyarı aldım:)

“Bizimle Türkçe konuşun lütfen”

Eğer Osmanlı ihya ettiği o geniş coğrafya da Türkçe’ yi yerleştirseymiş olsaydı neler hissedeceğimi bugün bu gençlerle konuşurken anladım.

Mesela şu ilk başta olan “şık forma” sahibi Brezilya’dan Lucas ile aynı takımı tuttuğumuzu ve Fenerbahçenin de futbol ekolü olarak Brezilya yı kendine idol aldığını konuştuk ana dilimde.

Onun yanında ki sütlü çikolata tadında olan yakışıklı ufaklıksa Muhammed.

Muhammedin babası Türk bir öğretmen, annesi ise bölgenin yerlilerinden zenci bir hanım.

Ganalı kızımızın yanındaki genç kız da benim dedelerimin geldiği yerden Arnavutluktan gelmiş. Yine onlarlada Türkçe sohbet etmenin keyfini yaşadım.

Etiyopyalı delikanlıların yanında ki genç kızda Brezilya dan .

Sonra uzak doğudan sevimli bir genç kız tebesümüyle aydınlatıyor objektifimi.

Onun yanındaki genç arkadaşlarda Türkmenistan dan konuk oluyorlar ülkemize.

Son olarakta görmeyi istediğim ülkelerden biri olan Yemen’den bir arkadaş.

Sanırım ben bir kere daha gitmek durumundayım buraya.

İstanbul’ da yaşayanlara da şiddetle tavsiye ediyorum, mutlaka gidip görün. :) )

Yansımalar

In Güncel on Nisan 30, 2007 at 3:07 pm

yansimalar.jpg

Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla İTÜ Devlet Konservatuarında yan yanaydılar. Geleneksel müzikle yoğrulmuş eğitim hayatlarından sonra kalplerindeki sadelik ve ruhlarındaki huzurla baş başa kaldılar. Bu birliktelik, 90′lı yılların başında ‘Yansımalar”ı doğurdu. Tüm bu huzuru, sadeliği paylaşmaya kendi isimlerini taşıyan “Yansımalar” albümü ile başladılar. “Bab-ı esrar” (sırlar kapısı), 90′ların ortalarına gizem ve özlemle düştü. Bu bir yolculuktu artık. 21. yüzyıla adımlarını “serzeniş” albümüyle attılar. Dostlar çoğalıyor, müzikle paylaşılanlar Türkiye’nin sınırlarını aşıyordu. Bu noktada Süren Asaduryan ve yansımalar “Vuslat”ta buluşuyordu. Son olarak “Pervane” ile daha da çoğaldılar, büyüdüler, aynı sadelik ve durulukla.

Yansımalar, CRR’de verecekleri bu konserde yeni temel yapılaşmasının yanı sıra Önder Focan’ın değerli katılımı ile ilk albümlerinden son çalışmalarına kadar uzanan bir programla dinleyicileri ile buluşacak.

Konser 9 Mayıs’ ta akşam saat 20.00′ de.Bu grubu bilen bilir diyorum:)

Gidecek olanlar için iyi dinlemeler…

Magnum Türkiye

In Güncel on Nisan 4, 2007 at 5:24 pm

   Modern İstanbul’ da ki sergi 20 mayıs a kadar devam ediyor. Modern İstanbul da Perşembe günleri ücretsiz ziyaret imkanı var benden söylemesi:)

image0042.jpg

Pera Müzesindeki sergi kaçmaz!

In Güncel on Mart 9, 2007 at 5:04 pm

Osmanlı dönemindeki kadın kıyafetlerine bir örnek.(sergiden)

Bugün dar bir vakittede olsa Pera Müzesindeki Ali Emiri Efendi sergisini gezme fırsatı buldum.

Kaçırılmayacak bir sergi desem yeridir.Sergilenen materyaller kadar onların sergilenme usulleride sergi seyrini önemli oranda etkiliyor.

Bu açıdan Pera müzesi sunumda başarılı bence.

5. kattan başlayarak İvan charmayeff in kendsine yollanan mektup zarflarından yaptığı kolaj çalışmalarını,4. katta ise son elli yılın logo ve amblemlerinin sergisini 3. katta (tam da bu kat beni zaman yolculuğuna sürükledi)

Ali Emiri Efendinin koleksiyonunda yer alan ferman ve beratları ayrıca Türkiye’de belki de dünya da tek nüshası kalmış olan Kaşgarlı Mahmut un Divan ı Lügatit Türk adlı eseri de sergide baş köşede tek başına bi camekanın içinde sergileniyor.

Sadece bunlar bile gitmemiz için yeterli ama bir alt katta da imparatorluktan portreler adında çoğunun size göz kırpacağını sanacağınız kadar gerçekçi olan portreleri görebiliyorsunuz. 1. katta ise ölçüler ve tartılarla ilgili bir sergi var.Burada da dirhem dediğimiz ölçünün gerçekten ne kadar küçük bir şey olduğunu gördüm.:)

SEREFRAZ