o engin manzaralı kulede, içimde toplanmış ne kadar ıstırab ve şehik-i hicran varsa; neyimin ucundan akdenize döktüğüm ilk gece , elbiselerimle cenaze hasırı üzerine uzandığımandan itibaren, hakikaten “kalıbı dinlendirmiş” bütün maddi ve manevi yorgunluklardan silkinmiştim. Hayalimde başucumda dikilen sual melaikesine, su katılmamış bir zahit tevekkülü ile başımdan geçenlerin hesabını vererek bir daha böyle şeyler yapmayacağıma; mahiyeti ve neticesi vahim aşk ve esrar alemine dalmayacağıma söz verdim. Bu sayede ebedi istirahate gerçekten kavuşur gibi daldığım deliksiz uykudan uyandığım zaman, bütün günahlardan tenzih edilmiş bir faninin hafifliği ile yerimden kalktım.
çok güzel