Serefraz

Nisan, 2007 için Arşiv

Yansımalar

In Güncel on Nisan 30, 2007 at 3:07 pm

yansimalar.jpg

Aziz Şenol Filiz ve Birol Yayla İTÜ Devlet Konservatuarında yan yanaydılar. Geleneksel müzikle yoğrulmuş eğitim hayatlarından sonra kalplerindeki sadelik ve ruhlarındaki huzurla baş başa kaldılar. Bu birliktelik, 90′lı yılların başında ‘Yansımalar”ı doğurdu. Tüm bu huzuru, sadeliği paylaşmaya kendi isimlerini taşıyan “Yansımalar” albümü ile başladılar. “Bab-ı esrar” (sırlar kapısı), 90′ların ortalarına gizem ve özlemle düştü. Bu bir yolculuktu artık. 21. yüzyıla adımlarını “serzeniş” albümüyle attılar. Dostlar çoğalıyor, müzikle paylaşılanlar Türkiye’nin sınırlarını aşıyordu. Bu noktada Süren Asaduryan ve yansımalar “Vuslat”ta buluşuyordu. Son olarak “Pervane” ile daha da çoğaldılar, büyüdüler, aynı sadelik ve durulukla.

Yansımalar, CRR’de verecekleri bu konserde yeni temel yapılaşmasının yanı sıra Önder Focan’ın değerli katılımı ile ilk albümlerinden son çalışmalarına kadar uzanan bir programla dinleyicileri ile buluşacak.

Konser 9 Mayıs’ ta akşam saat 20.00′ de.Bu grubu bilen bilir diyorum:)

Gidecek olanlar için iyi dinlemeler…

Hayata bakış…

In Günlük gibi on Nisan 29, 2007 at 3:07 pm

 

 

_mg_1944.jpg

 

Selam,

Ne zamandır kafamda olan bir bölümdü günlük çalışması. Şimdi fırsat yakalamışken başlamalıyım bir ucundan. Yorumlarınızla yalnız bırakmamanız dileğiyle:)

Endişelere el çektirdim hayatımdan.

Şimdi öylece “eyvallah” diyorum başıma gelenlere. Biliyorum gelecek olana engel olamazsın gidecek olanı durduramadığın gibi. Mücadele yersizdir kimi zaman hayatla, cedelleşmek, inatlaşmakta öyle. Sadece bazı anları kollayacaksın ona meydan okumak için.

Uzun bir süredir üzerimden geçip giden zamanı seyrediyorum. Ve “an” ları avlamaya özen gösteriyorum.

Nasıl mı?

Kahvemi içiyorum bir manzara ile göz göze iken; işte bu diyorum, ne geçmiş tasası ne gelecek kaygısı…

İşte bu an şimdilik elimde olan….

 

Serefraz

Prenses…

In Fotoğraflar on Nisan 28, 2007 at 11:00 am

_mg_1951.jpg

Balat’ın arka sokaklarından bir prenses…

Esra’ nın yüzü tıpkı bir kitap gibi;

Duyguların geçişini takip etmek çokta zor değil.

Teşekkürler minik prenses;

masumiyetini,

bakışlarını

ve modelliğini esirgemediğin için…:)

Huşu

In Fotoğraflar on Nisan 26, 2007 at 1:56 pm

_mg_1677.jpg

Duaya kalkmış eller seni anlatır

Secdedeki alınlar seni hatırlatır…

GECE

“Serilmiş secdemin inler durur yerlerde miracı;

Semalardan gelir ummanların tehlil-i emvacı!

Karanlıklar, ışıklar, gölgeler sussun ki Allah’ ım,

Bütün dünyayı inletsin benim secdem benim ahım.”

M. Akif Ersoy

Seyirliktir,sorgulama:)

In Fotoğraflar on Nisan 25, 2007 at 2:58 am

_mg_1915.jpg

Pierre Loti sırtlarından Haliç böyle görünür insan gözüne.

Ya buraya defnedilmiş olanlar burdan nasıl görür İstanbul’ u.

Yaşarken manzarasına doyamayıp, kabir satın alanların niyeti nedir acaba burdan alem-i cihanı izlemek mi?

Yine sorular sorular; bitmez bunlar, her kare insanı sorgulamaya itiyor…

Düşün Bekle Seyret

In Fotoğraflar on Nisan 23, 2007 at 6:45 am

_mg_1896.jpg

Düşünmek, ama neyi? Geçmişini mi?

Beklemek, ama neyi? Sonunu mu?

Seyretmek, ama neyi? Doğduğundan beri gördüğü peri bacalarını mı?

Ben;

Fotoğraflarken, neyi düşündüğünü düşündüm.

O tarafa bakmasını bekledim.

Ve Amca’ yı seyrettim.

Kısmet

In Fotoğraflar on Nisan 19, 2007 at 3:01 pm

img_1539.jpg

Birileri kısmetini arıyor….

img_1538.jpg

Onların bahtına düşense birilerinin kısmeti olmak…


Derinlik

In Fotoğraflar on Nisan 17, 2007 at 4:16 pm

img_1346.jpg

Herkes sırasını bekliyor…

Kimi açmış; solmaya yüz tutmuş.

Kimi henüz tomurcuk!

Pencere

In Fotoğraflar on Nisan 16, 2007 at 7:36 am

img_1354.jpg

Fotoğrafik açıdan eleştirilcek çok yönü var ama alelacele çektim:(

Ama dokusu çok etkileyici paylaşmak istedim.Arnavutköydeki metruk bir yalı…

Ve hatırlattığı şiir;

Pencereler
sabaha karşı mıydı bilmiyorum
belki de gece yarısı
bilmiyorum
odamın içindeydi yıldızlar
ve gece kelebekleri gibi
çırpınıyorlardı camlarınızda
ben onlara dokunmaktan çekinerek
açtım sizi pencereler
salıverdim yıldızları geceye
aydınlık sınırsız hür geceye
yapma ayların geçtiği geceye
Pencereler
pencereler
kırk evin penceresi odama girdi
ben oturdum birinin içine
sarkıttım ayaklarımı bulutlara
bahtiyarım
diyebilirdim belki

Ters Lale

In Fotoğraflar on Nisan 15, 2007 at 4:06 pm

img_1352.jpg

Bu çiçeğin sanat tarihimizde mezar taşlarına nakşedilmesi açısından sembolik bir önemi olduğunu geçen yaz öğrenmiştim. Bugün de karşıma böyle kanlı canlı çıkınca paylaşmak istedim:)

Ters lale” yahut “Ağlayan gelin” çiçeği olarak adlandırılan bu çiçek Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ da baharda açan bir bitkidir. Osmanlı döneminde ölen genç kızların mezarlarına nakşedilirmiş.Hz. İsa çarmıha gerildiğinde Hz. Meryem’ in gözyaşlarıyla yetiştiğine inanılan bu çiçek, Asurlularda da her sabah göbeğinden su aktığı için “Ağlayan Lale” diye adlandırılmıştır. 1

Ayrıca bugünki bir sohbet esnasında da bu çiçeğin Mardin de yetiştiği ve ordan çıkarılmadığını öğrendim ama bunun kaynağı fotoğrafçı bir beyefendiydi sahihliği tartışılır…

1.Kaybolan Medeniyetimiz, s.32

Dostlar

In Fotoğraflar on Nisan 13, 2007 at 1:56 pm

img_1003.jpg

Bu karede Sultan Ahmet üçlemesinin ikincisi,

Nasıl bir ecdadın torunları olduğumuzu hatırlattı bana;

O engin coğrafyada barındırılan renkler

İyi seyirler…:)

Huzur

In Fotoğraflar on Nisan 13, 2007 at 10:58 am

img_10041.jpg

Sultan Ahmet Camiinde görüntülediğim bir amca:)

Öyle huşu içinde tilavet eyliyorduki Kuran-ı hakimi…

Boyacı

In Fotoğraflar on Nisan 12, 2007 at 6:05 am

img_0828.jpg

Bu şehir insana her zaman iç açıcı manzaralar sunmaz. Bazen de sizi bir anda ibretlik bir tablo ile göz göze getirir. Rızkının peşine düşenlerle karşı karşıya bırakabilir.

Belki İstanbul u cazib kılanda bu değil midir?

“Zira İstanbul, insanın cilalayıp parlatabileceği, kenarında ki fazlalıkları atıp, sivriliklerini törpüleyip birilerine hediye paketi içinde sunabileceği şehirlerden değil. İstanbul bu fuzuli kaygıların ötesinde; hem çok yaşlı, hem yaşsız.”!1

1-Araf s.323

Şebistan

In Fotoğraflar on Nisan 11, 2007 at 11:36 am

img_0991.jpg

Onlar bu mekanların bekçisidir desem yeridir. Ne zaman tarihi bir mezarlığın yanından geçsem veya ziyaret etsem mutlaka bir kedi bana refakat eder. Sanki buralar sahipsiz değildir der gibi.Burdaki de gölgenin etkisi ile şekerleme yapıyor;)

İyi seyirler…

İstanbul

In Fotoğraflar on Nisan 9, 2007 at 3:47 pm

img_0874.jpg

(Bu karede pazar günü objektifime takıldı bir de akşam güneşini yakalasaydık tadından yenmezdi:)

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.

İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.

Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.

Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüzgar onda, onda misale.

İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım…

İstanbul,

İstanbul…

Laleler

In Fotoğraflar on Nisan 8, 2007 at 7:10 am

img_0738.jpg

Topkapı Sarayının Bahçesi’ nden dün aşırdığım görüntüler:)

Lalezar

In Fotoğraflar on Nisan 7, 2007 at 4:40 pm

img_0734.jpg

Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım

Benim dengemi bozmayınız
Bütün ağaçlarla uyumuşum
Kalabalık ha olmuş ha olmamış
Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum

Aşkım da değişebilir gerçeklerim de
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yan gelmişim dizboyu sulara
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var

Magnum Türkiye

In Güncel on Nisan 4, 2007 at 5:24 pm

   Modern İstanbul’ da ki sergi 20 mayıs a kadar devam ediyor. Modern İstanbul da Perşembe günleri ücretsiz ziyaret imkanı var benden söylemesi:)

image0042.jpg

Fotoğraf

In Fotoğraflar on Nisan 4, 2007 at 12:02 pm

Bu başlık altında yayınladığım fotoğrafların tamamı bana aittir.Yeni makinamla çekiyorum ve paylaşıyorum.

iyi seyirler:)

Pencereler

In Fotoğraflar on Nisan 3, 2007 at 12:20 pm

pencereler1.jpg

açık konuşma benimle 
penceredeyim 
ağzında gevele sözcükleri 
söz sanatlarından devşir gülmelerini 
yalnızım, cenderedeyim… 
 
pencerem ağzıma bakar 
ne zaman karlı bir akşam düşünsem 
içime kırağın düşer 
bir iç’e bir kırağı nasıl düşer bilmem 
bilsem zaten şiir yazmam 
Yılmaz Erdoğan